istanbul ve sindirgida ayni isaret fay valfi buyuk depremin habercisi mi freni mi fBgv4745

İstanbul ve Sındırgı’da aynı işaret! ‘Fay valfi’ büyük depremin habercisi mi, freni mi?

2025 yılında meydana gelen 6 büyüklüğüne yakın ve üzerindeki depremler, artçı sarsıntıların farklı bölgelerde uzun süre hissedilmesine yol açtı. Bu depremler, kamuoyunda birçok sorunun gündeme gelmesine neden oldu. En çok merak edilen konulardan biri, yaşanan sarsıntıların beklenen büyük deprem olup olmadığıydı. Ancak dikkat çeken tek konu bu değildi. Sındırgı bölgesinde meydana gelen artçı depremler, hem daha sık hem de daha şiddetliydi. 6 büyüklüğünü aşan depremler ve ardından gelen bu yoğun artçıların nedeni ise uzmanlara göre ‘fay valfi’ ile açıklanıyordu. Peki, fay valfi tam olarak ne anlama geliyor? Hangi durumların sebebi, hangi gelişmelerin sonucu olabiliyor? Prof. Dr. Osman Bektaş yanıtladı.

“`html

Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Faylar ve depremler, birçok insanın ilgiyle takip ettiği ve merak ettiği konular arasında yer alıyor. Bu faylar nasıl deprem oluşturur? Depremin şiddeti gerçekten fayın uzantısıyla mı bağlantılıdır? Bu tür sorular sıklıkla gündeme gelirken, daha az bilinen bir konu daha öne çıkmaya başladı. ‘Fay valfi’ olarak adlandırılan yapılar, Prof. Dr. Osman Bektaş’ın açıklamalarına göre, her fayda mevcut olup sismik hareketleri ve çeşitli doğal süreçleri etkileyebiliyor. Bu yapılar, yeryüzünde gözle görülmese de bilimsel yöntemlerle etkinliği ölçülebilen unsurlar arasında yer alıyor. Ülkemizin birçok bölgesinde önemli bir ekonomik kaynak olan termal turizm de bu jeolojik olgularla doğrudan ilişkili olabilir. Yani, sıcak su varlığı bir yandan şifa kaynağı olurken, diğer yandan fay ve depremler açısından da bir gösterge niteliği taşımaktadır. Peki, bu olgu nasıl gerçekleşiyor? Prof. Dr. Osman Bektaş, özellikle 23 Nisan’da İstanbul’da meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki ve 10 Ağustos’ta Sındırgı’da yaşanan 6.1 büyüklüğündeki depremlerin arkasındaki jeolojik dinamikleri açıklıyor. Fay valfini, sürünme hareketini ve yüzeye çıkarak sıcak suyu, Karadeniz Teknik Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Bektaş, “Bu yapılar, büyük deprem gerilimini kontrol edebilir” diyerek Milliyet.com.tr’ye aktardı.

HER FAYDA MEVCUT! ASIL KONU AÇIK VEYA KAPALI OLMASI MI?

Artçı depremler, ana depremin ardından aylar hatta yıllar boyunca devam edebilir. Örneğin, 6 Şubat 2023 tarihindeki depremlerin artçıları, 2 yılı aşkın süreyle hissedilmeye devam etmiştir. 23 Nisan 2025’te İstanbul’da yaşanan 6.2 büyüklüğündeki depremde de benzer bir durum gözlemlendi; sonrasındaki 3 aydan fazla süre içinde artçı sarsıntılar kaydedilmeye devam etti. İstanbul’daki sismik hareketler sürerken, 10 Ağustos’ta Sındırgı’da 6.1 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi ve artık Sındırgı artçıları ön plana çıkmaya başladı. Ancak dikkat çekici bir nokta, İstanbul ve Sındırgı depremleriyle ilgili olarak, ‘fay valfi’ yapısının, açık veya kapalı olmasının önemli olabileceğidir. Bu durum, büyük deprem enerjisinin birikmesini engelleyebilecek kadar etkili bir ‘açık valf’ anlamına geliyor olabilir. Prof. Dr. Osman Bektaş, bunu şöyle açıkladı:

“Basınçlı akışkanlar, fayın kaymasını kolaylaştırarak gerilmenin yavaşça boşalmasını sağlar. Kumburgaz Fay segmentinde büyük deprem gerilmesi birikirken, İstanbul’daki 6.2’lik deprem kırığı, Büyükçekmece önlerinde durma noktasına gelmiştir. 1935-1963-2025 depremleri, ‘açık fay valfi’ görüşünü destekliyor. Fay valfi, açık ya da kapalı her fayda bulunur. Sürünen faylarda, valf açılır. Bu sistemde derin akışkanlar (metan gazı, sıcak ve soğuk sular) fay geçirgenliğiyle yüzeye kadar ulaşarak deniz suyuna karışır. Bu nedenle Tekirdağ, Orta Marmara ve Çınarcık Çukuru Fayları açık valf sistemine sahiptir. Açık valf, fayın sürünmesine ve enerji harcamasına katkı sunar.”

‘MARMARA’DA 7’DEN KÜÇÜK DEPREMLER BEKLENİYOR’

Marmara bölgesi, depremlerle ilgili hem bilim insanlarının en fazla gündeme getirdiği hem de bu bölgede yaşayanların sıkça merak edip endişelendiği konulardan birisidir. Özellikle ‘Orta Marmara Çukuru’nda beklenen büyük depremler hakkında birçok tartışma sürmektedir. Kimi uzmanlar bu depremin 6.5 büyüklüğünde olabileceğini, kimileri ise 7.4’e kadar çıkabileceğini öngörüyor. Bu tahmin farklarının arkasında, depremin büyüklüğünü etkileyen birçok etkenin bulunması yatıyor. Bu etkenlerden biri de ‘fay valfi’ olasılığıyla ilgili olabilir. Prof. Dr. Osman Bektaş’a göre, yaklaşık 3 kilometre derinlikte bulunan Kumburgaz Fayı ile ilgili veriler, potansiyel depremin büyüklüğünü anlamak adına önemli belirtiler sunuyor. Alman Jeoloji Bilimleri Araştırma Merkezi’nden Jeolog Dirk Becker, İstanbul’la ilgili bir makalesinde, “Tekrarlayan depremler, genelde fay sürünmesinin bir emaresi olarak kabul edilir. Bu durum, fay düzlemi üzerindeki pürüzlerin, yalnızca küçük bir bölümü kapsayan sürünme alanları ile çevrili olması sayesinde, kırılmalara yol açmasına imkan tanır. Eğer fay sürünmesi, sismik döngü esnasında büyük ölçekli levha hareketlerinin çoğuna rastgeliyorsa, o zaman gelecekte meydana gelmesi muhtemel büyük bir deprem için biriken elastik enerji miktarı düşer. Böylece, bu bölgede büyük bir kırılmanın başlaması ihtimali de azalır” demektedir.

Prof. Dr. Osman Bektaş’a göre asıl durum benzerlik göstermektedir. Prof. Dr. Bektaş, 7’den küçük depremlerin olabileceğine dikkat çekerek, “Marmara’daki fay segmentleri farklı geçirgenliklere sahip olsa da genelde açık valf sistemine sahiptir. Kumburgaz Fayı, 3 km derinlikte kilitli ve yüzeyde sürünen bir fay olması nedeniyle 6,2 büyüklüğünde deprem üretebilir. Dolayısıyla Marmara fayları açık valf sisteminde işlev gördüğünden, 7’den küçük depremler meydana getirmektedir. 1935-1963-2025 depremleri, bu durumu destekleyen Marmara’ya özgü tipik depremler olarak değerlendirilmelidir. Ana Marmara Fayı üzerindeki üç çukurluk, Tekirdağ, Orta Marmara, Çınarcık’ta görülen jeotermal akışkanlar ve metan gazı, açık valf sisteminin başlıca nedenlerindendir” diye ifade etti.

SINDIRGI’DA DA AÇIK VALF ETKİSİ GÖRÜLEBİLİR ‘SÜRÜNME MEVCUT’

Sındırgı’da meydana gelen 6.1 büyüklüğündeki depremin üzerinden 49 gün sonra, bölgenin doğusunda Simav’da 5.5 büyüklüğünde yeniden bir sarsıntı kaydedildi. Ancak Sındırgı’daki depremin ardından çok sayıda kişi aynı sorgulamayı sormaya başladı: Neden bu kadar fazla artçı meydana geliyor ve neden çoğu hissedilir büyüklükte gerçekleşiyor? Prof. Dr. Osman Bektaş’a göre, Marmara’daki durum Sındırgı için de geçerli olabilir. Ayrıca, termal turizmin oldukça yaygın olduğu Kütahya ve Balıkesir bölgelerinde ‘açık fay valfi’ konusuyla ilgili sıcak su çıkışları gündeme gelebilir. Yani, Marmara’da deniz tabanında gözlemlenen jeolojik süreçlerin Batı Anadolu’da kara üzerinde de gerçekleşmesi muhtemeldir. Prof. Dr. Osman Bektaş, konuyla ilgili olarak sözlerine şöyle devam etti:

“Marmara faylarının açık valf sisteminde olmasının nedeni ve gaz/sıcak akışkanların varlığı, manto yükselişi, kabuğun gerilip incelmesi ve jeotermal sıcaklığın artmasıyla doğrudan ilişkili. Açık valf sistemi, Tekirdağ/Orta Marmara Çukuru’nda konuşlandırılan sürünen faylarda incelenmiştir. Ayrıca Batı Anadolu’da manto yükselimi olduğundan Sındırgı Fayı’nda da benzer bir sistemin işliyor olması olasılığı yüksektir.”

“`

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir