murat caliktan 29 ekim mesajiinsan ozgurlugunden mahrum birakilabilir ama vatan sevgisinden ve umudundan koparilamaz HRKzaqua.jpg

Murat Çalık’tan 29 Ekim mesajı: İnsan özgürlüğünden mahrum bırakılabilir ama vatan sevgisinden ve umudundan koparılamaz

Murat Çalık’tan 29 Ekim mesajı: İnsan özgürlüğünden mahrum bırakılabilir ama vatan sevgisinden ve umudundan koparılamaz

İnsan üstünden mahrum bırakılabilse de, vatan sevgisinden koparamazsınız

T24 haber Merkezi

İzmir Buca Cezaevi’nde hapsedilen Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda, avukatları aracılığıyla yayımladığı mesajında şunları söyledi: “İnsan, özgürlüğünden mahrum bırakılabilir ama vatan sevgisinden, inancından ve umudundan asla koparılamaz. Ben inanıyorum ki, bu ülke yeniden barışın, adaletin ve vicdanın diliyle buluşacak. Birbirini düşman gören değil, birbirini anlayan bir ülke olacağız. O gün geldiğinde, kimse düşüncesinden dolayı suçlanmayacak, kimse inancından dolayı ötekileştirilmeyecek, kimse susmayacak.”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) ilişkin soruşturma kapsamında tutuklanarak görevden alınan Beylikdüzü Belediye Başkanı Çalık, tutuklu olduğu süre zarfında sağlık sorunları yaşadı. Lösemi ve lenfoma tedavisi gören Çalık, tutukluluk sürecinde kilo kaybı yaşadı ve ameliyatlar geçirdi. 4 Temmuz’da ameliyat olduktan sonra İzmir’deki Buca Cezaevi’ne geri gönderilen Çalık, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nı cezaevinde yazdığı mektupla kutladı.

Çalık’ın avukatları aracılığıyla paylaştığı mektupta şu ifadeler yer aldı: “Aziz milletim, kıymetli komşularım. Bu satırları, demir kapıların ardında, ama yüreği hâlâ sokaklarda, meydanlarda, insanların arasında atan bir evladınız olarak yazıyorum. Çünkü insan, özgürlüğünden mahrum bırakılabilir ama vatan sevgisinden, inancından ve umudundan asla koparılamaz…”

“Cumhuriyet, bir partiye, bir kişiye, bir zümreye ait değildir”

Biliyorum. Zaman zaman adaletin geciktiği, vicdanın sustuğu günlerden geçiyoruz. Ama inanıyorum: adalet, bazen sessiz yürür; fakat vardığı yer daima doğrudur. Çünkü bu topraklarda hakikatin sesi asla susturulamaz. Bugün burada, hangi siyasi görüşten olursak olalım, hangi kimliğe, inanca ya da düşünceye sahip olursak olalım; hepimizin kalbinde aynı bayrak dalgalanıyor…”

“Cumhuriyet, insanın konuşabildiği, düşünebildiği, eleştirebildiği bir ülkedir”

Ben bugün, parmaklıkların ardında olsam da, Cumhuriyet’in ışığını her gün yeniden hissediyorum. Çünkü biliyorum ki Cumhuriyet, yalnız dışarıda değil, insanın içinde yaşar… İşte o gün, Atatürk’ün ‘muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkmak’ hedefi yeniden anlam kazanacak. Ve biz, o hedefe sadece teknolojiyle değil, vicdanla, adaletle, kardeşlikle ulaşacağız.

“Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın özgürlük, adalet ve kardeşlik!”

Aziz milletim, bugün, Cumhuriyetimizin 102. yılında, ben buradan, duvarların ardında bile olsa, umudu, adaleti, birliği haykırıyorum. Çünkü biliyorum ki bu ülke, nice zorluklar gördü ama asla boyun eğmedi… Gelin, bu umudu birlikte büyütelim. Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın özgürlük, adalet ve kardeşlik! Yaşasın Büyük Türk Milleti!”