Dijital dünyada iyilik halinin yeni tanımları: FOMO mu, JOMO mu?

Img

Dijitalleşen dünyada günlük yaşamın önemli bir parçası haline gelen sosyal medya, yeni psikolojik kavramları da beraberinde getirdi. Özellikle FOMO ve JOMO, bireylerin teknolojiyle kurduğu ilişkiyi ve ruh halini açıklayan en dikkat çekici kavramlar arasında yer alıyor. Uzmanlara göre biri kaçırma kaygısını temsil ederken, diğeri ise kaçırmanın getirdiği huzuru ve dengeyi ifade ediyor.

FOMO NEDİR?

FOMO, İngilizce “Fear of Missing Out” ifadesinin baş harflerinden oluşuyor. Türkçede “kaçırma korkusu” şeklinde karşılık bulan kavram, kişinin başkalarının kendisinden daha ilgi çekici, eğlenceli veya önemli deneyimler yaşadığı düşüncesine kapılması ve gelişmeleri kaçırdığı hissini yoğun biçimde yaşaması olarak açıklanıyor.

Haberlerimizi Google’da Takip Edin

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Özellikle sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla daha görünür hale gelen FOMO, kullanıcıların başkalarının yaşamlarından seçilmiş anlara sürekli maruz kalmasıyla güçlenebiliyor. Tatiller, davetler, başarılar, kutlamalar veya sosyal buluşmalar üzerinden yapılan paylaşımlar, kişinin kendi hayatını başkalarının yaşamlarıyla kıyaslamasına ve yaşadıklarını yetersiz görmesine neden olabiliyor.

 

 

JOMO NEDİR?

JOMO, İngilizce “Joy of Missing Out” ifadesinin kısaltması olarak kullanılıyor. Türkçeye “kaçırmanın mutluluğu” şeklinde çevrilebilen kavram, her gelişmeden haberdar olma ve her etkinliğe katılma baskısından bilinçli biçimde uzaklaşmayı ifade ediyor.

JOMO yaklaşımında kişi, çevrimiçi dünyada veya sosyal çevresinde yaşanan her şeyi takip etmek zorunda olmadığını kabul ediyor. Bir davete katılmamak, telefonu bir süreliğine sessize almak, sosyal medya akışını kontrol etmemek ya da yalnız geçirilen zamanı tercih etmek bir kayıp olarak değil, kişisel bir seçim olarak değerlendiriliyor.

FOMO’YA KARŞI JOMO YAKLAŞIMI

FOMO ile JOMO, dijital çağın iki farklı ruh halini temsil ediyor. FOMO’da kişi sürekli olarak dışarıda neler olduğunu takip etme ve bir gelişmeyi kaçırmama ihtiyacı hissederken, JOMO’da bu zorunluluktan bilinçli biçimde uzaklaşmak ön plana çıkıyor.

FOMO, “Başkaları ne yapıyor?” ve “Ben neyi kaçırıyorum?” sorularını beslerken; JOMO, kişinin mevcut ana, kendi ihtiyaçlarına ve kişisel sınırlarına odaklanmasını teşvik ediyor. Bu yönüyle JOMO, sürekli bağlantıda kalma baskısına karşı alternatif bir yaklaşım olarak değerlendiriliyor.

 

 

Source

yok

Author: Mehmet Doğan